Büyük Cevşen - Celcelutiye İlaveli (004580)

İndirim Oranı : %30 İndirim
Fiyat : €25,20(KDV Dahil)
İndirimli : €17,76(KDV Dahil)
Test2
15
:

Büyük Cevşen - Celcelutiye İlaveli

Ürün Özellikleri :

Tertip ve Tanzim : Bediüzzaman Said Nursi
Meal : Kenan Demirtaş
Baskı Tarihi : 2018
Ebat :13.5 x 20 cm
Sayfa Kalitesi : Şamua
Kapak Kalitesi : Ciltli
Sayfa Sayısı : 616
Ağırlık :652 gr

TAKDİM


zikir ve salâvatın Müslümanın hayatında çok mühim bir yeri vardır. Duâ, kulluğun özü, ibâdetin beyni, mü’minin silâhıdır; mü’minin her zaman başvuracağı bir güç kaynağıdır. Duânın bu öneminden dolayıdır ki Cenâb-ı Hak, kullarını duâya dâvet eder ve yapılacak duâları cevapsız bırakmayacağını bildirir. Bu İlâhî dâvetlerden üçü şu meâldedir:
"Bana duâ edin, size cevap vereyim." Mü’min, 40:60
"O, îman eden ve güzel işler yapanların duâlarına cevap verir." Şûra, 42:26
"De ki: ‘Duânız olmazsa Rabbim katında ne ehemmiyetiniz var?’" Furkan, 25:77
Allah’ı çok zikretmek hususunda da birçok âyet ve hadis vardır. Cuma Sûresinin 10. âyetinde meâlen, "Allah’ı çokça zikredin ki, kurtuluşa eresiniz" diye buyuran Rabbimiz, bir başka âyette ise, meâlen şöyle buyurur:
"Beni zikredin ki, Ben de sizi rahmetimle anayım." Bakara, 2:152
İşte, en güzel duâlann ve zikirlerin bulunduğu "Hizb-ü Envâri’l-Hakâikı’n-Nûriye" isimli bu eser, Rabbimizin emrettiği zikir ve duânın mükemmel bir şekilde gerçekleşmesi için en büyük bir vesiledir. Bediüzzaman Hazretlerinin, "Mecmuatü’l-Ahzab" ve Risâle-i Nur gibi hakikatlerden derlediği bu eserde yedi bölüm bulunmaktadır.
Birinci bölümde, okunması çok sevaplı ve faziletli olan sûreler ve na ve not;mazdan sonra okunan aşirler bulunmaktadır. Kur’ân’m en faziletli sûrelerinden olan Yâsin, Fetih, Rahmâ" Mülk ve Nebe’ nin bulunduğu bu begümde aynca Lâ yestevî ve AmenerrasûL aşirleri de vardır. Birçok hadis-i şerifte bu sûrelerin ve aşirlerin faziletlerinden bahsedilmiştir.
İkinci bölümde, Peygamber Efen-dimizin (a.s.m.) en büyük duâsı ola" Cevşen bulunmaktadır. Bu büyük duânın Peygamberimize verilişini anlatan şu hâdise, aynı zamanda ehem ve not;miyetini de ortaya koymaktadır:
Peygamber Efendimiz, zırhını giymiş, Uhud Dağına gidiyordu, ma- va çok sıcaktı. Bir ara başını kaldrıp gökyüzüne baktı ve Allah'a duâ etti. Birden, açılmış gök kapılannden Cebrâil’i (a.s.) gördü. Hz. Cebrâu nurlara bürünmüştü. Resûlullan a. "Cenâb-ı Haktan sana selâm, tahiyye ve ikram getirdim" dedi. Peygamber Efendimiz selâmını aldıktan sonra, Cebrâil (a.s.) getirdiği duâyı takdim etti ve şöyle dedi:
"Üzerinden zırhını çıkar ve bu duâyı oku. Bu duâyı üzerinde tam ve okursan zırhtan daha büyük tesri vardır."
Her an ve her fırsatta ümmem düşünen Peygamber Efendimiz. duânın tesiri sadece bana mı mahsus, yoksa ümmetime de şâmil mi?" diye sordu. Cebrâil (a.s.) şu müjdeyi verdi:
"Yâ Resûlallah! Bu duâ, Cenâb-ı Allah ’ m sana ve ümmetine bir hediyesidir. Bunun sevabını Allah’tan başka kimse takdir edemez." (Ahmet Ziyâ- eddin Efendi, Mecmuatü’l-Ahzab)
Üçüncü bölümde, Şâh-ı Nakşibend Hazretlerinin (k.s.) tanzim ettiği Evrâd-ı Kudsiye bulunmaktadır. Bu evrâdm yüz hâsiyeti ve faydası bulunduğunu belirten Bediüzzaman Hazretleri, Şâh-ı Nakşibend’in bu duâyı, Peygamber Efendimizden (a.s.m.) mânâ âleminde ders aldığını belirtmektedir. Bu evrâdın büyük bir kısmı âyet ve hadislerdeki duâlardan meydana gelmiştir.
Dördüncü bölüm, en mükemmel ve en câmi salâvatların bulunduğu, Delâili’nNur’dur. Peygamber Efendimize (a.s.m.) salâvat getirmeyi emreden şu hadisler, bu bölümün ehemmiyetini de ortaya koymaktadır:
"Kıyâmet Gününde benim şefaatime en çok lâyık olanlar, bana en çok salâvat getirenlerdir." Tirmizi, Salat: 352 "Asıl cimri o kimsedir ki, yanında benim adım anıldığı halde, bana salâvat getirmez." Tirmizi, Daavât: 101 "Kim bana bir defa salâvat getirse, Allah ona on misli rahmetini ihsan eder." Dâvud, Vitr: 26
Beşinci bölümde, Hazret-i Osman’ın (r.a.) tanzim ettiği Münâcâtü’l- Kur’ân bulunmaktadır. Bu evraddaki duâ cümleleri, doğrudan doğruya âyetteki ifâdelerden alınmıştır. Üstad Bediüzzaman bunun hakkında, "Bu münâcat, aynen Cevşen ve Celcelûtiye gibi gayet kudsîdir; ve âyetlerin sarih lâfızlarını alması cihetiyle onlardan daha yüksektir" demektedir.
Altıncı bölüm, Tahmidiye’den meydana gelmektedir. Allah’ın ihsan ettiği nimetler için çok geniş ve küllî hamdleri içine alan bu evradın, pek çok maddî ve mânevi hastalığa da şifâ olduğu belirtilmektedir.
Yedinci bölümdeki Hulâsatü’l-Hülâsa, Allah’ın varlığına ve birliğine, kâinatın ve içindeki mevcûdâtm şehâdetlerini ihtivâ etmektedir. Ayetü’l- Kübrâ Risâlesinin özeti hükmünde olan bu bölüm hakkında Üstad Bediüzzaman, "Ara sıra bazı vakitte okunsa güzel olur, îmana kuvvet verir" demektedir.
Bu duâların tercümesini farklı bir şekilde basmayı uygun bulduk. Kullanımı kolaylaştırmak ve okuyanların zamanla mânâsına vâkıf olabilmeleri için orijinal metinle anlamını karşılıklı sayfalarda verdik. Ayrıca metinlerin transkripsiyonlu şekilde Türkçe yazılışlarını da verdik ki, metinlerde okuma zorluğu çekenler için yardımcı olsun. Ümit ederiz, hayırlara vesile olur.

Nesil Yayınları


İçindekiler

Yasin Suresi 13
Fetih Suresi 33
Rahman Suresi 49
Mülk Suresi 63
Nebe Suresi 73
Hatim Duası 81
Cevşen'ün Kebir 83
Evrad-ı Kudsiye 199
Delailu'n Nur 259
Sekine 301
Münacat-ı Veysel K:arani 307
Dua-i Tercüman-ı İsm-i A'zam 313
Dua-i İsm-i A'zam 327
Münacatü'l Kuran 335
Tahmidiye 443
Hülasat-ul Hülasa 491
Tazarru ve Niyaz-1 523
Tazarru ve Niyaz-2 531
Tazarru ve Niyaz-3 539
Tazarru ve Niyaz-4 551
Kaside-i Celcelutiye 557



ve emsp;


ve emsp;

Benzer Ürünler
Çerez Kullanımı

Wir verwenden Cookies, um Inhalte und Anzeigen zu personalisieren, Funktionen für soziale Medien anbieten zu können und die Zugriffe auf unserer Website zu analysieren. Außerdem geben wir Informationen zu Ihrer Verwendung unserer Website an unsere Partner für soziale Medien, Werbung und Analysen weiter. Unsere Partner führen diese Informationen möglicherweise mit weiteren Daten zusammen, die Sie ihnen bereit gestellt haben oder die sie im Rahmen Ihrer Nutzung der Dienste gesammelt haben. Ihre Einwilligung zur Cookie-Nutzung können Sie jederzeit wieder in der Datenschutzerklärung widerrufen.