Kur’an-ı Kerim ve Tevafuk İlişkisi

Kur’an-ı Kerim ve Tevafuk İlişkisi

Tevafuk kelimesi, özellikle Müslümanların sıkça duyduğu ve bazen doğru bazen de yanlış bir şekilde cümle içinde kullandığı dini terimler arasında yer almaktadır. İki varlığın ya da iki olayın, belirli şartların sonucunda ve uyum içerisinde bir araya gelmelerini ifade eden tevafuk kavramı, yanlış bilinenin aksine rastlantı ya da tesadüf ile aynı anlamları taşımaz. Peki, tevafuk ne anlama gelir? Kuran’daki tevafuk mucizesi nedir? Tevafuk örnekleri nelerdir? İşte tevafuk hakkında bilmeniz gereken her şey…

Tevafuk Nedir?

“Tevafuk nedir?” ya da “Tevafuk ne anlama gelir?” soruları, bu karmaşık görünen kavram hakkında ilk sorulan sorular arasında yer alır. Tevafuk anlamı, Türk Dil Kurumu’nun hazırladığı güncel Türkçe sözlüğüne göre “Birbirine uyma, uygun gelme” olarak tanımlanmıştır. Sıklıkla tevafuk ile karıştırılan tesadüf kavramı, ihtimaller ve olasılıklar ile ilgilidir ancak tevafuk kavramı birbirine uygun olma durumunu da kapsar. Bir fıkıh terimi olarak tevafuk terimi, varlıkların ya da durumların hoş bir şekilde birbirine denk olmasını ifade eder. Tesadüf ve rastlantıların aksine bu kavram, ilahi iradenin bir takdirini de çağrıştırır. Tevafuk kavramı, ilahi iradenin ve onun onayı olmadan hiçbir şeyin gerçek olamayacağının da kabul edilmesini sembolize eder.

Kur’an-ı Kerim ve Tevafuk

“Tevafuk ne demektir?” sorusuna net bir şekilde cevap verilebilse de, “Kuran’daki tevafuk mucizesi” ifadesi ile ne anlatılmak istendiği çoğu zaman tam olarak anlaşılmamaktadır. İslami bir terim olarak tevafuk, iki şeyin hem birbirine uygun hem de denk gelmesi anlamına gelir. Buradaki en önemli ayrıntı, bu durumun tesadüf olmadığının ve arkasında ilahi bir amaç ve iradenin var olduğunun hissedilmesidir. Kuran’daki tevafuk mucizesi ifadesi ile, Kur’an-ı Kerim’de toplam 2806 kez geçen “Allah” sözünün, bazı istisnai durumlar hariç birbirleri ile tevafuk etmesi kastedilir. Tevafuk örneklerinin en güzeli, Kur’an-ı Kerim’in 604 sayfasının neredeyse tümünde, “Allah” sözünün sürekli olarak tekrarlanmasıdır. Bu sözler; her sayfada alt alta, karşılıklı sayfalarda üst üste, bir yaprağın iki sayfasında arka arkaya ya da sayfalar arasında tevafuk olmaktadırlar. Tevafuk sözlerinden bazıları da; Rab, Kur’an ve Resul kelimeleridir.

Tevafuklu Kur’an-ı Kerim Nasıl Yazıldı?

Tevafuklu Kur’an-ı Kerim’in keşfedilmesine vesile olan ilk olay, Kur’an-ı Kerim’in “ayet berkenar” olarak adlandırılan sayfa düzeninin fark edilmesidir. Günümüzde tüm İslam aleminde kabul edilmiş olan bu sayfa düzenini, yani Kur’an-ı Kerim’in günümüzdeki basımlarının en-boy oranını ve on beş satır ve altı yüz dört sayfa olan günümüzdeki düzenlemesini, ilk kez Osmanlı’nın son dönemindeki en meşhur hattatlarından biri olan Kayışzâde Hâfız Osman Efendi hazırlamıştır.

Kayışzâde Hâfız Osman Efendi, Kur’an-ı Kerim’in sayfa ölçüsünü hazırlamış ve bunun sayesinde Kuran’daki tevafuk mucizesinin keşfedilmesinin yolu açılmıştır. Tevafuk örneklerinden en önemlisi, Kur’an-ı Kerim’in her sayfasının bir ayet ile başlayıp bir ayet ile bitmesi mucizesidir.

“Ayet berkenar” olarak adlandırılan bu özellik, Kayışzâde Hâfız Osman Efendi’nin yazdığı mushaftan önceki mushaflarda daha önce hiç görülmemiştir. Kayışzâde Hâfız Osman Efendi Kur’an-ı Kerim’in ölçüsünü alırken Müdayene ayetini esas alarak sayfa boyu ölçüsünü belirlemiş ve bu ayetin tam bir sayfaya sığdığını fark etmiştir. Sayfa eninin ölçüsünü belirlerken de en kısa sure olarak bilinen İhlas suresini esas almıştır. Hazırlanan bu ölçü sayesinde Kayışzâde Hâfız Osman Efendi, Kur’an-ı Kerim’i yazmayı bitirdiğinde her sayfanın bir ayet ile başladığını ve yine bir ayet ile bittiğini fark etmiştir.

Bu tevafuk mucizesinin keşfedilmesinden neredeyse bin üç yüz sene evvel indirilmiş olan Kur’an-ı Kerim’de bu durumun asırlar sonra fark edilmesi, bunun bir insan çabasının sonucu olmadığına ve Allahu Teala tarafından yazdırıldığına bir kanıt olarak kabul edilir. Bu ayetlerin iniş sıralarının ve uzunluklarının da farklı olması, ayrıca her bir sayfanın sonunun bir ayetin bitimine denk gelmesi, tesadüf ya da insan müdahalesi ile açıklanamaz.

Kuran’daki tevafuk mucizesinin keşfedilmesinin ikinci aşaması ise bu keşiften yaklaşık kırk yıl sonra, 1930’lu yılların ortalarında, Said Nursî’nin Kayışzâde Hâfız Osman Efendi hattıyla yazdığı Kur’an-ı Kerim ile başlamıştır. Allah sözlerinin kısmen de olsa tevafuk ettiğini fark eden Said Nursî, böylece tüm sayfaları ve her sayfada geçen Allah sözlerini incelemiştir. Said Nursî, Kur’an-ı Kerim’in önemli bir kısmının tevafuk mucizesi ile dolu olduğunu görmüştür. Bu iki gelişmenin bir sonucu olarak, Kur’an-ı Kerim’de Allah sözünün dizilişinde ortaya çıkan tevafuk mucizesini herkesin görebilmesi için bir Kur’an-ı Kerim yazdırılır.


 
Etiketler: Kur’an-ı Kerim ve Tevafuk İlişkisi
Mayıs 23, 2021
Listeye dön
Çerez Kullanımı

Wir verwenden Cookies, um Inhalte und Anzeigen zu personalisieren, Funktionen für soziale Medien anbieten zu können und die Zugriffe auf unserer Website zu analysieren. Außerdem geben wir Informationen zu Ihrer Verwendung unserer Website an unsere Partner für soziale Medien, Werbung und Analysen weiter. Unsere Partner führen diese Informationen möglicherweise mit weiteren Daten zusammen, die Sie ihnen bereit gestellt haben oder die sie im Rahmen Ihrer Nutzung der Dienste gesammelt haben. Ihre Einwilligung zur Cookie-Nutzung können Sie jederzeit wieder in der Datenschutzerklärung widerrufen.