Mezhep Nedir ve Mezhepler Nasıl Ortaya Çıktı?

Mezhep Nedir ve Mezhepler Nasıl Ortaya Çıktı?

İslam mehzepleri konusu, hem Müslümanlar hem de Müslüman olmayanlar arasında her zaman tartışılan konulardan bir tanesidir. Özellikle de İslamiyet ile yeni tanışan ya da İslami okumalara yeni başlayan kişilerin ilk sorduğu sorulardan bir tanesi “Mezhep nedir?” sorusudur. Temel anlamıyla din içerisindeki çeşitli görüş ayrılıklarını betimleyen mezhep sözcüğü, bu anlamı ile de pek çok soru işaretini beraberinde getirmektedir. Mezhep nedir? Bu görüş ayrılıkları neden oluşmuştur? Mezhepler nasıl ortaya çıkmıştır? Mezheplerin özellikleri nelerdir? Fıkhi mezhep nedir? Fıkhi mezhepler nelerdir? İslam mehzepleri ve dört büyük mezhep hakkında bilmeniz gereken her şeyi, Avrupa’nın en büyük İslami ürün marketi Minber sizin için derledi.

Mezhep Nedir?

Türk Dil Kurumu’nun “anlayış, görüş veya öğreti” olarak tanımladığı mezhep, dini anlamda “bir dinin çeşitli görüş ya da yorum farklılıkları sebebiyle ortaya çıkan farklı kolları” anlamına gelmektedir. Mezhep, ucu açık olarak yorumlanabilen ve kesin olmayan ayet ve hadislerin, İslam alimlerince İslam dinine ters düşmeyecek şekilde yorumlanması ve bu sorunların çözüme kavuşturulmasıdır. Mezhepler İslam dininde olduğu gibi farklı dinlerde de karşımıza çıkabilir. “Mezhep nedir?” sorusuna kısaca “çeşitli kişi ve toplumların aynı dine bakış açısı” olarak ifade edilebilir. Bu bağlamda İslam mehzepleri, İslam dininin uygulanması kısmındaki çeşitli farklılıklar ve ayrımlar olarak tanımlanabilir.

Mezhepler Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Dört büyük mezhep ile ilgili olarak cevabı en çok merak edilen sorulardan bir tanesi de “Mezhepler nasıl ortaya çıkmıştır?” sorusunun cevabıdır. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sağ olduğu dönemlerde, sahabeler akıllarına takılan ve merak ettikleri her konuyu ona danışabilmiştir. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) de kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'in nasıl yorumlanması gerektiğini ve hangi ayetin ne için indirildiğini tek tek açıklayıp yorumlamıştır. Ancak peygamber efendimizin ölümünün ardından Mekke ve Medine toprakları dışına çıkan sahabeler, gittikleri yerlerdeki halk tarafından çeşitli sorularla karşılaşmıştır. Farklı bölgelerin ve farklı halkların kendilerine ve coğrafyalarına uygun yaşayışları, sahabelerin o kültüre uygun çözümler getirmesini gerektirmiştir. Farklı bölgeleri ziyaret eden sahabelerin bu uygulamaları, zamanla farklı görüşlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Böylece İslamiyette mezhepler tarihi oluşmaya başlamıştır.

Fıkhi Mezhep Nedir?

Mezhep farklılıkları, pek çok dinde olduğu gibi İslamiyet’te de kendini göstermektedir. İslam mezhepleri, fıkhi mezhepler ve itikadi mezhepler olarak ikiye ayrılır. “Fıkhi mezhep nedir?” sorusuna ise,  “ibadet, evlilik, boşanma, ticaret, miras ve amel gibi konuların açıklığa kavuşturulması amacıyla yorum farklılıklarının oluşması sonucu ortaya çıkan mezhepler” cevabı verilebilir. Dört büyük mezhep olarak bilinen fıkhi mezhepler, modern Müslüman toplumlarda fıkıhın ve İslam hukukunun usül, kavram ve uygulama açılarından farklılaşması sonucu oluşmuştur.

İslam Dininde Fıkhi Mezhepler

İslam mezheplerinden olan fıkhi mezhepler, bu mezheplerin kurucusu olarak kabul edilen İslam alimlerinin isimleri ile anılmaktadır. Dört büyük mezhep olarak bilinen fıkhi mezhepler, Sünni fıkıhın öncüleri olan Hanefî, Mâliki, Şâfiî ve Hanbelî olarak isimlendirilmiştir.

Hanbelî Mezhebi

Dört büyük mezhep olarak adlandırılan fıkhi mezheplerden bir tanesi, Hanbelî mezhebidir. Bu mezhebin yolunun İmam-ı Hanbelî olarak da bilinen Ahmed bin Hanbel'in tarafından çizildiği kabul edilir. İmam-ı Hanbelî, İslam hukuku anlamına gelen fıkıh ilmini kendi usulüne göre çıkardığı hükümler ve yaptığı yorumlarla şekillendirmiştir. Ehl-i sünnet itikadında olan ancak ibadetleri de dahil olmak üzere tüm davranışlarını Hanbelî mezhebinin hükümlerine uygun olarak gerçekleştiren Müslüman kişilere Hanbelî denmektedir. Hanbelî mezhebine mensup Müslümanlar genellikle Irak, Kuveyt ve Bahreyn gibi körfez ülkelerinde ve Suudi Arabistan'da yaşamaktadır. 

İslam devletinin sınırlarının giderek genişlemesi ve artık İslam hukukunun mevcut haliyle geniş topluluklar için yeterli gelmemesinin bir sonucu olarak, İtikadi bir mezhep olan Mutezile mezhebi gerekli yerlerde aklın kullanılabileceğini savunmuştur. Ahmed bin Hanbel’in Hanbelî mezhebini şekillendirmeye başlaması, bu duruma karşı çıkmasının bir sonucudur. İmam-ı Hanbelî,  "Kur'an-ı Kerim’de yazılanlar ve hadis-i şerifler dışında hiçbir şey yoktur." demiştir. Hanbelî mezhebine göre bu iki ana kaynak, her konunun ve soru işaretinin çözümü için yeterlidir.

Hanefî Mezhebi

İslam dininin dört sünni ve fıkhi mezhebinden bir tanesi olan Hanefî mezhebi, adını kurucusu olan ve İmam-ı Azam olarak da bilinen Ebu Hanefi’den almaktadır. Hanefi mezhebinin doğuşu öncelikle, günümüzde Irak topraklarının bulunduğu bölgede olmuştur. Ortaya çıkmasından bir süre sonra batıya doğru yayılmaya başlayan Hanefî mezhebi, Abbasiler döneminde de en önemli mezheplerinden bir tanesi olarak kabul edilmiştir. Abbasilerin yıkılmasının bir sonucu olarak Hanefi mezhebi açısından bir gerileme söz konusu olmuş olsa da, bu mezhep Osmanlı Devleti'nin kurulmasından sonra tekrar canlanmıştır. 

İçinde bulunduğumuz dönemde Türkiye, Bulgaristan, Yunanistan, Bosna Hersek ve Romanya’da yaşayan Müslüman toplulukların büyük bir kısmının Hanefî mezhebine mensup olduğu bilinmektedir. Türkiye nüfusunun da çok büyük bir çoğunluğu Hanefi mezhebine mensuptur. Ayrıca Afganistan, Pakistan, Mısır, Hindistan, Ürdün ve Suriye gibi orta doğu ve asya ülkelerindeki Müslümanlar da çoğunlukla Hanefî’dir. Hanefi mezhebi, kesin olmayan bir konunun ya da soru işaretinin çözümü için öncelikle Kur’an-ı Kerim’e başvurulması gerektiğini savunur. Eğer Kur’an-ı Kerim’de bu konu ile ilgili bir çözüme rastlanmaz ise bu durumda peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) yaşayışını ve davranışlarını ifade eden sünnet kaynak olarak kabul edilir.

Maliki Mezhebi

Malikilik mezhebi, fıkhi mezheplerden olarak kabul edilen İslam mezheplerinden bir tanesidir. Malikilik mezhebinin, İmam-ı Malik tarafından kurulduğu ve adını oradan aldığı kabul edilir. Bu mezhep, özellikle Afrika kıtasında yaşayan Müslüman toplumlarda oldukça yaygındır. Malikilik mezhebinin ortaya çıkışı, Hicaz’da olmuştur. İslam tarihinde de dünyanın en güçlü İslam devleti olarak anılan Endülüs Emevi Devleti'nin resmi mezhebi, Malikilik mezhebidir. Malikilik mezhebi, görüş ve anlayış olarak Medine halkının yaşam biçimini ve dini uygulamalarını esas almaktadır.

Malikilik mezhebi, dört büyük mezhepten geri kalanlardan farklı olarak, Kur’an-ı Kerim ve sünnetin yanı sıra kıyas ve istihsan gibi ikinci dereceden delillerin de dikkate alınması gerektiğini savunmaktadır. Malikilik mezhebi, Medinelilerin dini davranışları da hadis-i şerifler ile eşit değerdedir. Medinelilerin davranış ve usullerinin esas alınmasının sebebi ise peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke'den Medine'ye hicretinden sonra Medine'de 10 yıl boyunca yaşamış ve onun buradaki yaşayış biçiminin Medineliler tarafından uygulanmış olmasıdır.

Şafii Mezhebi

Dört büyük mezhepten bir tanesi olan Şafii mezhebinin ismi, İmam-ı Şafi’den gelmektedir. İmam-ı Şafi, İslam alimleri içerisinde en önemli olanlardan biri olarak kabul edilir. Şafii mezhebine mensup olan ve davranışlarında bu mezhebe uyanlar, Şafi olarak adlandırılmaktadır. Şafii mezhebi, fıkhi mezheplerden bir tanesidir.

İmam-ı Şafi'nin diğer mezhepler tarafından ikincil olarak kabul edilen deliller aracılığı ile gösterdiği yol olan Şafii mezhebi, Türkiye’de özellikle Güney Doğu bölgesinde yaygındır. Bu mezhebe mensup Müslüman topluluklarla Asya kıtasındaki ülkelerde ve Doğru Afrika ülkelerinde de karşılaşılmaktadır. Şafii mezhebi, Kur’an-ı Kerim ve sünnet kaynaklarının yanı sıra kıyas yöntemini de delil olarak kabul eder.


 
Etiketler: Mezhep Nedir ve Mezhepler Nasıl Ortaya Çıktı?
Haziran 01, 2021
Listeye dön
Çerez Kullanımı

Wir verwenden Cookies, um Inhalte und Anzeigen zu personalisieren, Funktionen für soziale Medien anbieten zu können und die Zugriffe auf unserer Website zu analysieren. Außerdem geben wir Informationen zu Ihrer Verwendung unserer Website an unsere Partner für soziale Medien, Werbung und Analysen weiter. Unsere Partner führen diese Informationen möglicherweise mit weiteren Daten zusammen, die Sie ihnen bereit gestellt haben oder die sie im Rahmen Ihrer Nutzung der Dienste gesammelt haben. Ihre Einwilligung zur Cookie-Nutzung können Sie jederzeit wieder in der Datenschutzerklärung widerrufen.